beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...


Savaş SONGUR - Arşiv Uzmanı Tarihçi

facebook-paylas
TÜRK’ÜN ZAFERLER AYI YA DA ATOM BOMBASI
Tarih: 08-08-2020 10:53:00 Güncelleme: 08-08-2020 11:08:00


Ağustos ayı her ne kadar Roma imparatoru Caesar Augustus’un kendini tarihe geçirmek için Julius Caesar’an bir gün ilavesi ile kendisine atfetse de  Ağustos ayı Türk’ün zaferler ayıdır.

Hemen aklımıza gelen birkaç tanesini burada sayalım.

26 Ağustos 1071 Malazgird,

11 Ağustos 1473 Otlukbeli,

23 Ağustos 1514 Çaldıran,

24 Ağustos1516 Mercidabık,

29 Ağustos 1521 Belgrad’ın Fethi, 

29 Ağustos 1526 Mohaç, 

1 Ağustos 1571  Kıbrıs’ın Fethi ,

14 Ağustos 1974 ikinci çıkarma,

23 Ağustos 1921 Sakarya Meydan Muharebesi ,

26-30 Ağustos 1922 Büyük Taarruz ve ilave olarak

5 Ağustos 1919 Erzurum Kongresi, 

10 Ağustos 1920 Sevr Antlaşması’nın imzalanmasını da ilave edelim. 

***

Bunlar burada dursun bir de başkalarının Ağustos ayına bakalım.

Tam 75 yıl önce;

2 Ağustos 1939’da Almanya’dan kaçarak ABD’ye sığınan ünlü fizikçi Albert Einstein başkan Franklin Roosvelt’e bir mektup yazar. Nazi Almanya’sının Uranyum elementini zenginleştirdiğini başarırsa çok tehlikeli olacağını anlattı. Roosvelt’in ölümü ve Harry Turuman’ın gelişi ile Manhattın Projesi daha hızlandırdı. 21 Temmuzda ilk atom bombası deneyi yapıldı. Her şey tamamdı. Sadece Truman’ın vereceği emir bekleniyordu.  

Aslında Avrupa’da savaş bitmişti. Hitler 30 Nisan 1945’te intihar etmişti.  Ama Yalta konferansından beri iki müttefikte de hesaplar başkaydı. Yani hem Stalin’in hem de Truman’ın kafalarındaki zafer tamamlanmamıştı. Zaten Postdam (Almanya Berlin yakınlarında bir yer) konferansı da (17-Temmuz-2 Ağustos 1945) savaş sonrası, savaş bölgelerinin nasıl yönetileceği idi. Postdam’da yapılan çağrıların cevabı beklenilmeden.

6 Ağustos 1945 Amerika, Hiroşima’ya atom bombası atıldı.

8 Ağustos 1945 Sovyetler Birliği Japonya’ya savaş ilan etti. Mançurya’yı işgal etti.

9 Ağustos 1945 Amerika, Nagazaki’ye atom bombası attı.

14 Ağustos 1945 Japonya şartsız teslim oldu.

1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’ının başlattığı savaş 2 Eylül 1945 yılında Japonya’ının kayıtsız son teslim şartlarını da yerine getirmesi ile son buldu.

***

Şimdi dönüp bir bakalım.

6 Ağustos Hiroşima’da ilk anda 140 kişi sonraki günlerde 350.000 kişi, üç gün sonra,  9 Ağustos’ta ikinci bombanın atıldığı Nagazaki’de ilk anda 70 kişi sonraki günlerde 270.000 kişi bombaların yıkıcı, ısı ve radyoaktif etkilerine maruz kalmak suretiyle öldü. 

Ölenlerin hepsi asker (savaşçı) değildi. Siviller, çocuklar, yaşlılar, yeni doğmuş bebekler, henüz doğmamış bebekler öldü. Ölmeyenler (daha doğrusu o anda ölemeyenler) yıllarca acı çekti kimi fiziki kimi psikolojik.

Yani bitmiş bir savaşta gelecek bile yok edildi.

Sonra ne oldu?

1- Amerika dünyada 1 numaralı aktör oldu. Zaten Amerika dünya dengeler liginde kendisini başat aktör yapmak için bu bombaları atmıştır.

2- Atom bombası atacak kadar ne ne olmuştu? Bu bombaları atmasına dair hala geçerli hiçbir neden ortaya konulmamıştır konulamamıştır.

3- Günümüzde de etkisini sürdüren yeni dünya düzeni. Nükleer gücü olanlarla olmayanlar ligi kurulmuş. Bu güce sahip olanlar bu silahtan bende var ama sen sakın yapma oyunu oynamaya devam ediyorlar.

4- Kapitalist dünya kendi kutuplarını kurmaya devam ediyor. Her ne kadar Sovyetler birliği yıkılmış olsa bile kutuplu dünya önce Yalta’da sonra da Postdam’da gayr-i zımni anlaşmalarla icra edildi.  Zaten Truman doktrini ilan edilerek bu durum resmileştirilmiş oldu.

5- Günümüzdeki güç sahipleri güçlerini kanla elde ettiler. Hala günümüzde dünyanın her türlü dengesinde bu bombaların etkisi hissedilmektedir.

***

Bunlar olanlar. Peki ne anlıyoruz. 

Türk’ün başat güç ve aktör olmadığı savaşların sonuçlar vahimdir. Türklerin güçlü olduğu, tarihe yön verdiği dönemler ve tarihin gerisinde kaldığı dönemlerde olanlar ortada.

Ancak

2.Dünya Savaşından en ağır mağlubiyet ve şartlarda çıkan iki devlet Almanya ve Japonya gerçeği bu gün ortada.

Şimdi meselenin neresinden tutalım?

Yukarıda sadece bazılarını zikrettiğimiz zaferlerle ilgili kütüphaneler dolusu kitaplar yazıp araştırmaların yapılması gerektiğini mi?

Almanya ve Japonya’nın  nasıl ayağa kalktığının araştırılmasını mı?

Nükleer denince sadece meselenin bomba olmadığı, askeriyeden başlayıp, enerjiye,  tıbba kadar giden bir boyutunda bir şeyler yapmak gerektiğine mi?

Güçsüz olunca bize Sevr’de dayattıkları seviyenin Atom bombası olunca nereye varacağını görmek gerektiğini mi?

Ya da boş verin bakın Amerikalılar hem Japonya’yı bombalıyor hem de kitap yazıp para kazanmaya devam ediyor. (örnek kitap aşağıda) Bizde Nazım şiir yazınca vatandaşlıktan ediliyor.

*** 

Okumadan olmaz;

Eleanor Coerr , SADAKO ve kağıttan Bin Turna Kuşu , İstanbul 2019 (kütüphanemdeki baksı)

Nazım Hikmet Ran, Kız çocuğu şiiri. 1956

Savaş SONGUR / 8.8.2020



Bu yazı 1180 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
YUKARI