beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...


Savaş SONGUR - Arşiv Uzmanı Tarihçi

facebook-paylas
“Tam Anlamıyla” Çanakkale Cephesi
Tarih: 18-03-2021 14:26:00 Güncelleme: 18-03-2021 14:26:00


Çanakkale Cephesi, hakkında ne söylense “tam anlamıyla” ifadesinin hakkıyla yerini bulduğu bir cephedir.

1 Ağustos 1914 günü Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan etmesi ile başlayan Cihan Harbi, (Daha sonra 2. Dünya Savaşı çıkınca tarihçiler Cihan Harbi’ne 1. Dünya Savaşı adını verdiler.) henüz Balkan savaşlarının yaralarını saramayan Osmanlı Devleti’ni -Enver Paşa’nın savaşa girmek için gösterdiği olağanüstü gayretleri yüzünden- “tam anlamıyla” hazırlıksız yakalamıştı.  Girilmek istenmeyen savaşta Almanların cephe yükünü azaltmak için “tam anlamıyla” devleti tehlikeye atmaktan çekinmemişti Enver Paşa.

*

Osmanlı Devleti, savaşa dahil olduğu yani Rusya’nın Osmanlı Devleti’ne savaş ilan ettiği andan itibaren “tam anlamıyla” yedi cephede yedi düvele karşı çarpışmıştır. Avusturalya’dan, Yeni Zelanda’dan, Hindistan’dan, Afrika’dan askerler bu cephelerde toplanmıştır. Bu cephelerin yerleri ve savaşılan süreler şöyleydi:

Kafkas Cephesi’nde Rusya’ya karşı 4 yıl (1914-1918)

Sina ve Filistin Cephesi’nde İngiltere’ye karşı 4 yıl (1914-1918)

Hicaz-Yemen Cephesi’nde İngiltere’ye ve Araplara karşı 3 yıl (1916-1919)

Çanakkale Cephesi’nde İngiltere ve Fransa’ya karşı 4 yıl

İran Cephesi’nde Rusya ve İngiltere’ye karşı 4 yıl (1914-1918)

Galiçya ve Balkan Cephesi’nde 2 yıl (1916-1918)

Çanakkale Cephesi, savaşların sadece silahlarla kazanılamayacağını “tam anlamıyla” gösteren bir cephedir. Çanakkale Boğazı’na o günün İngiliz ve Fransız donanmasının en güçlü ve en meşhur gemileri gelmişler, Boğaz’ı ellerini kollarını sallayarak geçeceklerini sanmışlardı. Malumunuz, şimdi Tarsus’ta açık hava müzesinde bulunan Nusrat mayın gemisi ve Seyit Onbaşı’nın tarihe sığmayan kahramanlıkları her şeyi değiştirdi. Tıpkı Ezineli Yahya Çavuş’u geçemedikleri gibi Boğaz’ı da geçemediler.

*

Çanakkale; karada, denizde, havada gerçekleşen, “tam anlamıyla” modern bir savaştır. İngilizlere ait 44, Fransızlara ait 8 uçaktan oluşan hava gücüne karşı Osmanlı ittifakı sadece 3 adet uçağı bu cepheye sevk edebilmiştir. İtilaf Devletleri, 18 Mart’ta denizde aldıkları ağır yenilgiyi unutturmak ve boğazları geçmek için kara savaşlarını başlatmışlardır. Böylece Çanakkale’de tüm alanlarda savaş gerçekleşmiştir.

*

Çanakkale Cephesi, stratejik konuma “tam anlamıyla” en iyi örnektir. Gelibolu Yarımadası, Akdeniz ile Karadeniz’i denizden, Asya ile Avrupa’yı kıta olarak karadan bağlamaktadır. Bu bölge, Osmanlı Devleti’nin 1361 yılında Çimpe Kalesi’ni fethi ile Balkanlara geçişinden günümüze kadar stratejik konumundan dolayı türlü kuşatmalara maruz kalmıştır.

Venedikliler, bu yarımadayı Fatih Sultan Mehmet devrinde, 1464’te kuşatmış, ancak başarılı olamamışlardır. 1656 kuşatmasında ise Bozcaada ve Limni’yi ele geçirmişlerdir.

Ruslar da 1770 Çeşme Deniz Faciası’ndan sonra yarımadayı kuşattılar, ancak başarılı olamadılar.

İngilizler 1807’deki kuşatmaları neticesinde tahkimat yetersizliğinden dolayı Boğaz’ı geçebildiler.

Ve 18 Mart… Çanakkale Boğazı’nı geçemediler… Sonrası ise başka bir konu…

*

Çanakkale Savaşları, içinde sayısız efsaneler bulunan ve “tam anlamıyla” gerçek olan bir efsanedir.  Ecnebîlerin ‘Gallipoli’, ‘Dardanellos’ dedikleri, bizim de Kal’a-i Sultaniye,

Çanakkale, Gelibolu dediğimiz bölgeye 3 Kasım 1914’te ilk taarruzlar başladıktan 10 Ocak 1916’da Seddülbahir bölgesini boşaltmalarına kadar geçen 1 yıl 4 aylık zaman zarfında ve sonrasında yerlisinden yabancısına, cephe içerisinden, memleketin en ücra köşelerine kadar nice nice efsaneler yaşanmış, bu efsaneler şahitleri ile kayıtlara geçmiştir. Nice destanlar, şiirler, yazılar yazılmıştır. Millî şâir Mehmet Akif, destansı “Çanakkale Şiiri”ni cephelerden gelen haberler üzerine yazmıştır.

*

Çanakkale Savaşları“tam anlamıyla” şehâdeti şerbet diye içenlerin savaşıdır. Çanakkale Cephesi’ne katılan Türk kuvvetlerinin 700.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Askerî tarih kayıtlarına göre yaklaşık 1 yıl 4 aylık süre içinde 214.000 civarında insanımız şehâdet şerbetini içmiştir. Bu sayıya ‘teskereli mecruhîn’ yani yaralılar dahil değildir.

İngilizlerin ölü sayısı ise -kayıplar ve Afrika’ya götürülüp âkıbetleri belli olmayan askerler hariç- 200.000 civarındadır.

*

Çanakkale Cephesi “tam anlamıyla” her şeyin kaderini değiştirmiştir:

İtilaf Devletleri, ellerini kollarını sallayarak geçeceklerini düşündükleri Çanakkale’yi geçemediler.

İngilizler ve Fransızlar, Akdeniz’de kara savaşları yapmak zorunda kaldı.

Rusya’ya yardım götüremediler, Çarlık Rusyası’nın çöküşü hızlandı.

Osmanlı Devleti’nin yetiştirdiği “eğitimli” kadrolar eridi. Okullar mezun veremedi.

Anadolu ve Rumeli’nin kaderi bu savaşlardan sonra değişti.

*

Savaşa katılmış yerli yabancı birçok kişi anılarını yazdı. Cephede olmayanlar/olamayanlar şehitlerine, gazilerine şiirler, destanlar, türküler yazdı. Ama hepsinden önemlisi Türk ordusu, “tam anlamıyla” dünyada eşi menendi görülmemiş bir tarih yazdı.



Bu yazı 5474 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
YUKARI